Tunus

Tunus çektiğimiz açlıklarla, her gün attığımız binlerce adımla, yüzmeye niyetlendiğimiz gün esen deli rüzgarlarıyla aksilik ve sitem dolu 🙂 ama kesinlikle pişman olmadığımız bir rotaydı.

Aç kaldık çünkü Türkiye’de Ramazan Bayramına denk gelen bir dönemde Tunus’ta hala oruç tutuluyordu ve sonrasında başlayan bayramda ise açık bir yer bulmak çok zordu. Siparişinizi verdiğinizde ise en az bir saat beklemeyi şimdiden göze alın 🙂

Kartaca Kalıntıları:

Kartaca harabelerini ziyaret etmelisiniz. Bu alan UNESCO Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Tunus Marina’dan kalkan tren ile ulaşım sağlanabilir. Carthage Hannibal adlı durakta inmek gerekiyor. Kartaca Fenikeliler tarafından kurulmuş.

Zamanla çok büyümüş, sınırları İspanya’ya kadar ulaşmış. General Hannibal’ın elde ettiği zaferler Kartaca’yı bir tehlike olarak gören Romalıları durduramamış ve maalesef uzun süren savaşlar sonrası iyi korunamamış burası.

Kartaca Akropolisine gidiyoruz hemen ardından. Akropolis’in hemen yanında bir katedral var ama bence girmeseniz de olur.

Tekrar tren istasyonuna dönüp bu defa Sidi Bou Said’e devam ediyoruz. Beyaz badanalı, mavi pencereli ve renkli kapılarıyla ünlü bu kasabada yürüyerek dolaşıyoruz. Her kapı kendine has bir tasarımla canlı renkler kullanılarak dekore edilmiş. Üzerinde bulunan detaylar o evin sahibinin varlık durumuna ilişkin bilgi verirmiş. Kapının işlemelerine bakıp ev sahibinin ne kadar varlıklı olduğunu tahmin edebilirmişsiniz.

Hoşumuza giden her sokağa dalıyoruz, her sokağı bir öncekinden daha fazla beğenerek devam ediyoruz yola.

Çatı katlarında manzarası güzel kafeler var ama dediğim gibi biz sadece bakmakla yetiniyoruz, malum halk oruç tutuyor.

Tekrar tren istasyonuna dönüp bu defa La Marsa’ya doğru yol alıyoruz. Sahil kenarında yürüyüş yapıp iftar saatinde meydana yakın gözümüze ilişen bir yerde yemek yiyoruz. Ardından yine meydanda bulunan oldukça eski bir kahvehanede oturup meşhur naneli çaydan içiyor, buzlu badem yiyoruz.

Naneli çay maalesef şekerli. Sonradan ilave etmiyorlar, yani şekersiz istiyorum diyemiyorsunuz. Biz sadece bir kere denk geldik şekersiz olana ve o haliyle çok beğendik.

Medina bölgesini mutlaka listenize almalısınız. Medina Kapısından geçerek çarşıya ulaşın ve deri çantalar, cüzdanlar, seramik ürünler, bakır eşyalar ve nicesini bulacağınız bu çarşıda dolaşın. Usta ellerden çıkmış el yapımı ürünler de var bu çarşıda, birbirinin aynı niteliksiz bir çok ürün de.

İlk İslam üniversitesi olan Zaytuna Camiyi de ziyaret ettikten sonra buraya çok yakın bir konumda bulunan alt katında bir halıcı dükkanı olan panoramayı bulun. Panorama deyip duran bir kaç kişi oluyor caminin önünde, onlar size eşlik edecektir.

Şehir ayaklarınız altında kalacak ve burada bulunan kafede soluklanabileceksiniz. Üstelik panoramaya giden dar sokakları çok seveceksiniz.

Bardo Müzesi: Dünyanın en güzel mozaik müzelerinden biri. Osmanlı dönem valisi Ali Paşa’nın sarayı iken daha sonradan müzeye çevrilmiş. Roma Dönemine, Kartacalılara ve Osmanlı dönemine ait zengin bir koleksiyonu olan bu müzeye muhakkak geniş vakit ayırmalısınız. Maalesef 2015’te bu müzeye bir terör saldırısı düzenlenmiş ve müzenin girişine ölenlerin isimlerinin yazdığı bir anıt yerleştirilmiş.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s