Varna

Karşı yaka memleket,
Sesleniyorum Varna'dan
İşitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
Deli hasret, deli hasret
Oğlum, sana sesleniyorum,
İşitiyor musun?
Memet! Memet!

Varna denince aklıma memleket hasreti, oğul hasretini anlattığı bu şiiri gelir Nazım Ustanın, bir de uzun sahil şeridi.

Evet uzun kumsallar, deniz ve güneş bizi beklemekteydi ama azıcık daha bekleyecekti çünkü bizim gezimiz Varna denince ilk akla gelen şeyle başlamadı 😊

Pobitite Kamani doğal koruma alanı ya da diğer adlarıyla the Stone Forest, Petrified Forest burda ilk ziyaret ettiğimiz yer oldu. Taş orman, taş çölü diyebileceğimiz 800 metre uzunluğundaki bu alan 1938’den beri koruma altında. Oluşumuna dair bir çok hipotez var. Burda bulunan kayaların rüzgarla, suyla yıllar içinde aşınmasıyla oluşmuş olduğu düşünülüyor bu 50 milyon yıllık ormanın. Kesin olan tek şey insan eliyle değil doğal yollarla oluşmuş olması. Bulgaristan’ın harikaları arasında yerini almış. Müzenin giriş kısmında bu alanın ufak bir kısmı görünüyor ve göründüğü kısmı insana anlamsız geliyor. Asıl alan girişte görünen kısımdan yaklaşık 200 metre uzaklıkta. Giriş ücretli. Yetişkin 3 Leva, öğrenci ise 2. Sizin de yolunuzun üstündeyse uğrayın.

Konaklama için sürekli kullandığım sitelerde bütçeme uygun fiyatlar bulamadım. Varna merkeze yakın bir yer bulamayınca Kranevo köyünde kalmaya karar verdik. Buranın kendi sahili de olmasının yanında Albena’ya 2 km (hatta plajdan yürüyerek gidilebilir, arabayı park etmek için o bölgede yüksek fiyatlar istediklerini duyduk); Altın kumlar bölgesine (Golden Sands) 6-7 km, Aziz Konstantine ve Elena (Saints Constantine and Helena) bölgesine 10 km ve Varna’ya 18 km uzaklıkta. Uygun fiyatlara konaklama seçenekleri bulabilirsiniz. İlk gece dört kişilik bir odaya 40 euro ödedik (banyosu içindeydi) ama bölgeyi tanıyınca ikinci gece için 20 euroluk bir misafir evi (ortak banyoluydu) bulduk. Ancak yine de odalara bakmadan ödeme yapmayın ve ortak banyolu olanlardan mümkün olduğunca kaçının. Adım başı bir apart ya da misafir evi var. Aradığınızı bulursunuz mutlaka. Hatta ben size beğeneceğinize çok emin olduğum bir yer önereyim: Milev hotel restaurant. İki kişilik odası 70 leva. Alt katı restoran. İnanılmaz sevimli bir binası, bahçe peyzajı ve dekorasyonu var.

Denize, plaja gelince biz Kranevo’nun plajında yüzdük ve öyle aman aman bayıldım diyemeyeceğim. Deniz, kum, güneş hayalimiz biraz suya düştü 🙂 Temizdi ama berrak bir su değil. Öğle saatlerinde biraz, akşama doğru ise çok dalgalı bir deniz. Bir kaç adımda kalça hizasına ulaşıp bir kaç adım sonra tekrar sığlaşan sulardan 🙂 Denize girdikten sonra rüzgarlı sahilde üşüyor insan. Yine de iyi geliyor yüzmek. Kalabalık bir plaj ama rahatsız eden gözler yok. Şemsiye 5, şezlong 6 leva. Plajda voleybol oynayabileceğiniz bir saha ve yeme-içme üzerine bir çok büfe ve mekan var. Deniz için siz Deniz Bahçesinin (Sea Garden), Aziz Konstantin ve Elena’nın (St. St. Constantine and Elena), Altın kumların (Golden Sands) plajlarını tercih edin.

Kranevo merkezde bir çok süpermarket, kafe ve restoran var. Biz ‘Capella’ adlı restorana bayıldık. Mekanın dekorasyonu ve yemeklerin kalitesi çok güzel. Pizza yaptıkları bir fırınları var ve sadece bu işi yapan bir ustaları. Çorbaları da çok lezzetli. Tavuklu ve balıklı çorbalarını ve midye tabaklarını denedik biz. Midye tabağı sade, sarımsak soslu ya da pirinç doldurmalı şeklinde isteyebiliyorsunuz. Bir porsiyonu dört kişiye yetecektir.

Varna’da Sea Garden denilen Deniz bahçesini listenize alın. Bu geniş parkta yüzmenizi de tavsiye ederim çünkü su çok berrak. Bisiklete binenler, ağaç gölgesinde satranç oynayanlar, yiyip içenlerle çok hareketli bir park. İçinde müzeleri, hayvanat bahçesi, çocuk oyun alanları, yunus akvaryumu (dolphinarium) var. Hayvanların doğal yaşam alanlarından alınıp kafeslere tıkılmasına karşıyım o yüzden sadece parkın kendisini ve plajlarını öneriyorum, hayvanat bahçesi ya da akvaryumu değil 😞

Cathedral of the Assumption of the Mother of God:

Varna’nın simgesi olan bu katedral 19. yüzyılda inşa edilmiş. Varna merkezde saat kulesinin karşısındaki meydana hakim. İçeri girilebiliyorsunuz ve benim gibi bir nikaha rastlamanız olası.

Church St. Nicholas the Thaumaturge:

Denizcilerin koruyucusu Aziz Nicholas adına kurulmuş. O yüzden Sea Church olarak da biliniyor. İçi gezilebilir.

Roma Hamamları (Roman Thermal Baths):

Balkanlardaki en büyük Roma hamamı olma özelliğini taşıyor. İçine girmek isterseniz 5 leva ödemeniz gerek ama dışardan etrafını dolaşarak da fikir edinebilirsiniz.

Notlar:

1. Stone Forest’a gittiğimizde üzerimizde hiç Bulgar parası yoktu. Arabaların park ettiği alanda bulunan patikadan içerilere doğru yürüyerek alanın farklı bir girişini bulduk 😊 Aslında bir çok insan bunu yapıyor. Onca yol gelmişken görmeden dönemezdik 😊

2.Varna’da benim gitmediğim ama yolunuz düşerse uğrayabileceğiniz diğer mekanlar ise: Aladzha Monastery (sahil yolundan giderseniz bu mağara manastıra ulaşmanız daha kolay olur, biz iç kısımdaki yoldan gitmeyi denedik yol çok kötü olduğundan geri döndük), Arkeoloji müzesi (Helenistik, Roma ve Geç Antik Çağ’a ait buluntuların sergilendiği bir müze), the Evksinograd Residence (kraliyete ait yazlık bir saray)

3. Katedral ve saat kulesinin olduğu meydanda wifi bağlantısı ücretsiz.

Canan Evecen


Varna’ için 6 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s