Sofya

Sofya büyük bir şehir değil. Bir ya da iki günlük keyifli yürüyüşlerle altını üstüne getirebileceğiniz bir şehir. Ama şehrin tadını almak, müze koleksiyonlarını yavaşça keşfetmek, rahatça mola verip Sofyalıların yaşamına dalmak isterseniz iki gün ideal.
Anlatmaya konakladığım Serdica bölgesinden başlıyorum ve ilk durağımız Banyabaşı Cami (Banya Bashi Mosque). 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılmış. İbadete açık tek cami olma özelliği ile biliniyor.

Banyabaşı Cami, Şehir Kalıntıları ve Largo

Yakınında Sofya Sinagog (Sofia Synagogue) ve Aziz Nedelya kilisesi (Saint Nedelya/ Sveta Nedelya Church) bulunuyor. Ve bu bölge üç dine ait bu güzel üç güzel binayı kucaklıyor. Sinagog, Balkanlardaki en büyük sinagog ve ziyarete açık. 1863’de yapımı tamamlanan Sveta Nedelya kilisesi maalesef terörist saldırısı yüzünden 1925 yılında yıkılmış ve 1930’da tekrar yapılmış. Bu olayda 193 kişi hayatını kaybetmiş. Gece ışıkları ve yanından geçen tramvay yoluyla enfes bir görüntüye sahip.

Saint Nedelya Kilisesi

Caminin hemen yanında the Largo adıyla bilinen binalar var. Bu binaların içinde Komünist parti ve Cumhurbaşkanlığı da var. Serdica metrosu yapılırken bu alanda bulunan Roma şehir kalıntılarına göz atabilirsiniz. Archaeological Complex Serdica adıyla da biliniyor.
Largo’yu geride bırakıyor ve asker nöbet değişimine denk geliyoruz. Bu nöbet değişimini izleyebileceğiniz yerin adı Presidency in Sofia.
Royal Palace yani saray bu binaya çok yakın. Ancak burası artık Ulusal Resim Galerisi ve Ulusal Etnografya Müzesine ev sahipliği yapıyor.

Askerlerin nöbet değişimi
Royal Palace

Bu binanın yanında City Garden adıyla bilinen bir park var. Parkın içinde ise ülkenin en eski ve büyük tiyatro binası olan İvan Vazov Ulusal Tiyatro binası. Bu parkta biraz mola verilebilir.

Ulusal Tiyatro Binası


Sırada sevimliliğiyle dikkat çeken Rus kilisesi var (Russian Church St. Nicholas the Miracle Maker). Sofya’ya göç etmiş Ruslar için yapılmış ve yapımı oldukça uzun sürmüş. İçini ücret vermeden ziyaret edebilirsiniz ancak fotoğraf çekmek yasak. Ayrıca alt katında Aziz Seraphim’in mezarı bulunmakta. Burda bulunan kağıtlara gerçekleşmesini istediği şeyleri yazıyor ziyaretçiler ve mezarın yanındaki bir kutuya bırakıyor.

Rus Kilisesi

St. Alexander Nevsky Kathedral
Bulgaristan’ın en büyük kilisesi. Bulgaristan’ın Osmanlı’dan ayrılıp özgür bir ülke olmasına katkıda bulunan Ruslara minnettarlıklarını göstermek adına katedrale Rus bir azizin adı verilmiş. Bu katedral ücretsiz olarak gezilebilir ancak fotoğraf çekmek isteyenlerden ücret isteniyor. Katedral gerçekten büyük, ihtişamlı ve bulunduğu yere kimlik kazandırmış.

St Alexander Nevsky Katedrali
St Alexander Nevsky Katedrali


Aynı alanda Bulgaristan’ın Louvre müzesi sayılan Ulusal Galeri (National Gallery) ve Ayasofya (Saint Sofia Church) görülebilir. Ayasofya kilisesi bu güzel şehre adını Sofya adını veren kilise. Şehrin en eski yapılarından burası. İçini ücretsiz gezebilirsiniz. Alt katında bulunan kalıntılar da Salı-Pazar günleri arası 10:00 ile 17:30 ziyaret edilebilir.

Ayasofya
Ayasofya


Bu arada şehrin bir çok yerinde sarı kaldırım taşları kullanıldığını fark edeceksiniz. Bu kaldırım taşları da şehrin simgelerinden. Şehrin görünümünü biraz daha batılılılaştırmak isteyen bir vali (Martin Todorov) Macaristan’da özel bir mermerden yapılan bu sarı taşlarla kaplatmış şehri.
Alexander Nevsky Katedrali’nin karşısında içinde her gün antika pazarı kurulan bir park var. Sofya Üniversitesi’ne bakıyor. Bu üniversite ülkenin en eski ve büyük üniversitesi.
Kara Cami ve Grafa Caddesi:
Şu anda Sveti Sedmochislenitsi kilisesi olan bu cami Mimar Sinan’ın eseri (1528). Hemen önünde ise sarı ve yeşil tramvayların nerdeyse durmadan geçtiği şirin bir sokak var. Araç trafiğine kapalı olan bu caddenin asıl adı Graf Nikolay Ignatiev.

Kara Cami
Grafa Caddesi


Gün artık batmaktayken şehrin yerlilerinin de yapmayı çok sevdiği yürüyüşlerden birini yapmak üzere Ulusal Kültür Sarayı’na gidiyoruz. Burdan itibaren başlayan alışveriş, yemek, eğlence caddesi Vitosha bulvarı boyunca yürüyoruz. Kültür Sarayı’nın önündeki fıskiyeli meydanda vakit geçirmek oldukça keyifli. Vitosha dağı manzarası ile yürüyeceğiniz bulvarda bir çok sokak sanatçısı, kitapçı, kafe, mağaza ile karşılaşabilirsiniz.

Ulusal Kültür Sarayı
Vitosha Bulvar

Canan Evecen


Sofya’ için 2 yanıt

  1. Bir Bulgaristanlı olarak bu zamana kadar başkent Sofya ya bu zamana kadar gitmediğim için pişmanım. İlk fırsatta ziyaret edeceğim.
    Değerleri bilgileriniz için teşekkür ederiz. 😉

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s