Den Haag

Hollanda hükümetinin, bakanlıkların, parlementonun, yüksek mahkemenin, kralın sarayının ve çalışma ofisinin yer aldığı Den Haag (diğer adlarıyla The Hague ya da Lahey) böyle söylenince diplomasiyle dolu ve sıkıcı bir şehir izlenimi verebilir. Ancak estetik mimarisiyle büyüleyici sokaklarının, sahil şeridinin, parklarının, müzelerinin kalbinizi fethedeceğinden eminim.

Mauritshuis Müzesi:

Vermeer’in İnci Küpeli Kız adlı tablosuna ev sahipliği yapan bu küçük müzenin zengin koleksiyonu mutlaka ama mutlaka ziyaret edilmeli. Peter Paul Rubens’in Yaşlı Kadın ve Çocuk (Old Woman and Boy), Ambrosius Bosschaert’ın ‘Vase of Flowers in a Window’, resimlerinde mizahi öğelere yer veren Jan Steen’in ‘As the Old Sing, So Pipe the Young’, Paulus Potter’in ‘The Bull’ adlı eserleri müzede görülebilir.

Ölümünün 350. yıl dönümü sebebiyle Rembrandt’a ait geniş bir  koleksiyon gösterimde. Müzede Rembrant’ın Doktor Tulp’un anatomi dersi gibi ünlü eserleri, onun olduğu düşünülen ve sonunda ona ait olmadığı anlaşılan resimler, öğrencilerinin yaptığı tablolar sergileniyor. Öğrencilerinden Carel Fabritius’a ait Altın İspinoz (The Goldenfinch) adlı eseri mutlaka görün. Giriş yetişkinler için 15,5€.

Escher in Het Palais:

Hollandalı Ressam ve Grafik Sanatçısı Maurits Cornelis Escher’in eserlerinin yer aldığı müze gittiğim en güzel müzelerden.

İnteraktif bir müze. Çocuklar için sanatçının eserlerini oynayarak keşfedebilecekleri bir alan oluşturulmuş. Resimleri ile etkileşim içine girebileceğiniz odalar da var. Mesela ünlü ‘Yansıyan Küreli El’ adlı çalışmasında olduğu gibi odaya yerleştirilen bir küreyi elinize alıp yansımanıza bakabilirsiniz.

Escher bir dahi, inanılmaz yaratıcı, enteresan fikirlerle dolu çalışmalarına hayran kalacaksınız. Bu müzeye geniş zaman ayırın. Giriş 10€.

Binnenhof:

Hollanda hükümetinin üst düzey çalışanlarının ofislerinin bulunduğu bu gotik binayı listenize alın. Rehberli turlar ile bu yapılar gezilebiliyor. Ancak içine girmeseniz de dış mimarisi görülmeye değer.

Barış Sarayı (Peace Palace):

Uluslararası barışın ve adaletin şehri olarak bilinen Lahey’de ziyaret edilmesi gereken yerlerden burası. Hemen önünde sürekli yanan bir ateş ve etrafında ülke adları yazıyor.

Scheveningen:

Telaffuzu zor olan bu sahil kasabasının adını Alman casusları yakalamak için şüphelendikleri kişilere söylettirirlermiş.

Denizin üzerine kurulmuş alışveriş ve yeme içme alanlarının olduğu bir iskele olan Pier ile başlayın. Gerçekten uzun bir kumsalı var. Hava güzel olsa tadından yenmez ama Ağustos ayına rağmen çılgın rüzgarlar altında. Buranın simgesi haline gelen sevimli heykelleri, dönme dolabı görülmeli.

Sahilin bir başka noktasında Doctor Lelykade denilen bir liman (Scheveningen Haven noktasına yakın) var. Burası güzel restoranların dizildiği bir alan. Akşam yemeğinizi burda bir mekanda yiyebilirsiniz.

Delft:

Delft mavisi ile ünlü bu şirin kasaba Lahey ile Rotterdam şehirleri arasında yer alıyor. Lahey’den tren ya da tramvay kullanarak buraya ulaşmak mümkün. Delft içinde toplu taşımaya gerek yok. Güzel sokakları ve kanallarını, havanın tadını çıkarmaya gelen kalabalıkla beraber yürüyerek keşfedebilirsiniz. Tramvay durağına oldukça yakın bir konumda bulunan bir yer değirmeni fark edeceksiniz. O yel değirmenine ücret ödemeden girebilirsiniz. Hem bir değirmenin içini görür hem de şehre tepeden bakma imkanı yakalarsınız.

Ardından“Markt” adlı meydana ilerleyin. Belediye binasının da (Stadhuis) bulunduğu bu büyük meydanda sokak lezzetleri bulabileceğiniz bir pazar kuruluyor. Kibbeling (kızarmış balık) ve Herring bizim favorimiz. Herring’i denemek başta kolay olmadı. Çiğ balık gibi görünüyor çünkü ama çok lezzetli.

Bu alanda yan yana dizilmiş onlarca hediyelik eşya dükkanı ve peynirci var. Delft mavisine boyanmış seramiklere göz atın ve peynir tadımlarından deneyin, çok çeşitli peynir var.

Yeni Kilise (Nieuwe Kerk) ve Eski Kilise (Oude Kerk) oldukça heybetli görünüyor. Her ikisinin kulesine çıkılabiliyor. Kule tırmanışı da oldukça zorlayıcı ama güzelmiş. Ben içlerine girmedim. Hem yeni hem de eski kiliseye giriş biletlerini beraber indirimli alabilirsiniz.

Notlar:

  1. Biz gitmedik ama ilginizi çekerse Madurodam adındaki minyatür parkına gidebilirsiniz. Hollanda’ya ait simge yapıların minyatür hallerinin sergilendiği bu alan Lahey’de en çok ziyaret edilen yerlerden. Ayrıca Panorama Mesdag, Hendrik Willem Mesdag’ın 19. yüzyıldaki haliyle Scheveningen sahil şeridini ve kum tepelerini 360 derece boyama tekniğiyle resmettiği bir müze. Ayrıca Japon Bahçesi (Clingendael Park) Japon kültürünü yansıtan etkileyici bir bahçe.
  2. Burada geçireceğiniz gün sayısına göre ulaşım kartlarınızı seçebilirsiniz. Bir günlük sınırsız kullanıma açık ulaşım kartları 7.5€. Bir günden fazla kalacaksanız 3 gün sınırsız kartı tercih edin ya da bizim gibi tüm Hollanda’da geçerli olan OV-chipkaart satın alın (7€ kart bedeli) ve içine istediğiniz kadar yükleme yapın. Kart ücreti iade edilmiyor ama ülkeden ayrılmadan önce kartta kalan bakiyenizi geri alabilirsiniz.
  3. Benim gibi Ağustos ayında gitmiş olsanız da yaz sıcakları beklemeyin. Yağmurluğunuzu, şemsiyenizi ve hırkanızı alın yanınıza mutlaka.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s